İkinci Şans Film Yorumu
13 Aralık 2016
2016.
3 Ocak 2017

Üç Kitap

Yaklaşık 1 yılı aşkın zamandır kendi kendime koyduğum bazı tabularımı yıkmak için çabalıyorum. Kıyafetlerim ve kitaplarım bundan ilk nasibini alanlar oldular. Daha önce okumadığım yazarları okumaya, hiç bilmediğim tarzlara karşı önyargımı yıkmaya çalışıyorum bu nedenle.
1- Doğu Yücel / Varolmayanlar

Fantastik tarzda hiç kitap okumamıştım daha önce. Bu nedenle Varolmayanlar benim için oldukça ama oldukça marjinal, yıkıcı bir başlangıç oldu. Kitabın başlarında bu yazar ne anlatıyor nereye varacak bu işin sonu felan diye düşünmekten alıkoyamadım kendimi hatta. Çünkü o kadar farklı bir evrenden yazıyor gibi geldi ki. Senin neyine Elif dedim zaman zaman. Ama farklı bir uslup, farklı bir hikaye, çok farklı bir olay örgüsü nedeniyle ilginç bir şekilde beğendim.

Yazar aslında çok sert, çok acımasız eleştiriler yapmış yaşadığımız ve memnun göründüğümüz hayata. Sadece din eleştirileri konusunda biraz fazla damarıma bastı, rahatsız etti. Onun dışında bu tür bir kitap denemek isterseniz tavsiyemdir.
2- Hasan Ali Topbaş / Heba

Hasan Ali Topbaş’da pek çok yerde karşılaştığım yazarlardan biri idi ve Heba ile onunla tanışmak kısmet oldu. Kitaba kötü bir kitap diyemem ama neden bilmiyorum betimlemeleri fazla, çok çok fazla geldi bana. Cümlenin başında betimlemeye başladığı şey bir şeyin öznesi oluyor evet, ama yükleme gelene kadar ben özneyi nasıl betimlediğini unutuyorum. Ama araştırdığım kadarıyla yazarı sevenler de benim aksime aslında bu nedenden dolayı seviyorlarmış. Tüm kitaplarında bu tarz bir anlatım stiline sahipmiş.

3- Yusuf Atılgan / Aylak Adam

Aylak Adam, işte ben! Yani ben olmak isterdim en azından. Aylak Adam’ın ismini bile öğrenemedik kitap boyunca, Bay C. dedik ona. Aslında Yusuf Atılgan hepimizin birer Bay C. olduğunu, daha doğrusu olmak istediğini anlattı bizlere. Bu nedenle ben Bayan E. olarak okuyun derim, okuyun.
Çevresine bakındı. Yoktu. Oturma odasını da aradı. Orada da yoktu.
Bunca lüzumsuz eşya vardı da, neden en gereken, bir sigara küllüğü yoktu.
Kadınlar da böyleydi. Dünyada gereğinden çok kadın vardı ama, yalnız bir teki yoktu.

Aylak Adam/Yusuf Atılgan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir