Elif’in Ekimi
2 Kasım 2017
Kotor’da Bir Sokak Arası
6 Kasım 2017

That Sugar Film

Bir kaç yerde tavsiye edildiğini gördüğüm That Sugar Film'i izlemek için zaman kolluyordum bir süredir. Aslında benim amacım eşimle birlikte izlemekti. Çünkü eşimin tatlıya düşkünlüğü benden bir tık fazla oldu her zaman.

Benim düşkünlüğüm cips, kuruyemiş vb gibi baharatlı ve tuzluların üzerine daha çok.
Karatay teyzenin kimi söylediklerine katılmasam da şekerle ilgili söylediklerine bir hayli katılan birisiydim. Ama dün akşam filmi izledikten sonra resmen başka gözle bakmaya başladım her şeye.

Belgesel 2014 Avustralya yapımı. Aslında belgesel demek ne kadar doğru bilmiyorum. Çünkü biz film gibi izledik. Filmin süresi 1 saat 42 dakika.İçerisinde kullanılan efektler, klipler, müzikler, videolar sizi sürekli konu üzerine adapte ediyor. Hiç bir şekilde sıkılma, konudan dağılma yaşamadan birde baktık ki bitmiş. Filmimizin ana karakteri Damon Gameau normal hayatında şeker tüketmeyen birisi, kız arkadaşı 6 aylık hamile iken şekerle ilgili bir diyet yapmaya başlıyor. Amacı 60 gün boyunca günlük 40 gr şeker almak.
İlk duyduğumda nasıl olacak da 40 gr şeker alacak derken bir bomba daha geldi; abur cubur yemeden 40 gr şeker öyle kolaylıkla doldu ki, günün geri kalanında şeker yemesine gerek kalmadı.

Filmde şekerin hangi türüne ihtiyacımız olduğu, hangi türünün zararlı olduğu hepsi anlatılıyor. Günlük olarak pek çoğumuzun tükettiği meyveli yoğurtlar, müsli barlar, kahvaltılık gevrekler gibi sağlıklı sandığımız besinlerin içerisindeki şeker oranını görünce insan bir hayli şaşırıyor. Üstelik bunların içinde bulunan şekerin çoğu fruktoz dediğimiz tamamen zararlı şekerden oluşuyor.

Baş karakterimiz 60 günün başlangıcında ve sonunda kan tahlillerini, vücut ölçülerini, kilosunu ölçüyor ve karşılaştırıyor. Sonuçların sadece iki ayda bu denli değiştiğini görünce 'vay be' olduk.

Sadece ölçüler üzerine değil, beyin fonksiyonları ve ruhsal durum analizi de yapılıyor ayrıca. Hani şu aniden tutan tatlı krizlerinin sebebi öyle iyi açıklanıyor ki.

Filmin ardından yediklerimizi düşündük eşimle. Enver 4-5 ay öncesine kadar çayını şekerli içiyordu. Her bardağa attığı 1 küp şeker,4 gr şeker içeriyor. Ve günde ortalama 10 bardak çay içtiğini düşünürsek 40 gr şekere eş değer oluyor. Yani bu deneyde yapılanın aynısı. Üstelik gün içinde aldığı diğer şekerleri dahil etmediğimiz halde. Ve böyle yıllarını geçiriyordu.

4-5 aydır sabahları daha rahat uyanma, yorgunluk hissinin daha azalması gibi etkiler yaşadığını da söyledi.Üstelik bu sadece çayın içindeki şekeri bırakmasıyla olmuştu.

Evimizdeki diğer ürünlere de baktık. Örneğin; ketçapın 100 gr ında 22 gr şeker var. Benim her salatada muhakkak kullandığım hazır nar ekşisi sosunun ise 100 gr ında 14 gr. Nar ekşisini sağlıklı diye tüketiyordum birde. Mesela salçanın 100 gr ında 12 gram şeker var.

Yani bu hesaplamalara göre biz zaten sağlıklı sandığımız şeylerden bile şeker alıyorken cips, çikolata gibi paketli gıdaları saymıyorum bile. Bitter çikolatayı bile kakao oranı %82 diye alıyordum ama, şeker oranını hiç azaltmayıp içindeki sütü azaltıyorlarmış.
Özellikle çocuklar için şeker tüketimi o kadar önemli ki. Keşke bu film tüm okullarda hem velilere hem öğrencilere izletilse.

Yazımı sonlandırırken mutlaka izleyin diye yeniden belirtmek istiyorum :)

Görüşmek dileğiyle :)

12 Comments

  1. Busra Saglam dedi ki:

    Yaaaaaaa agliyabilirim suanda yapilir mi bana bu blogger kardes?Bende that sugar in detayli incelenmis halini yazmak istiyordum bloggumaaaa ama mortingen strasee oldum iyimi 😀😀Oyle de guzel anlatim yapmissin ki💕

    • Elif'in Hikayesi dedi ki:

      Büşraaaa😂 Bazen oluyor böyle çakışmalar hakikaten🙈 Ama senin çok komik, tatlı bir üslubun var💕 Bence mutlaka yazmalısın ve birde senden okumalıyız😊

  2. Hilal Akıncı dedi ki:

    The Sugar nasıl güzel bi film. Siz de çok güzel anlatmışsınız. Çayıma şeker atmayalı 7 yıl oluyor, 4 aydır da paketlenmiş gıdaları, şekerleme, bisküvi vb aburcuburları tüketmiyorum, umarım da devam eder bu alışkanlığım.

    • Elif'in Hikayesi dedi ki:

      Hoşgeldiniz öncelikle 🙂 Bende 10 yılı geçkindir çayıma şeker atmıyorum ama paketli gıdalar için aynı şeyi söyleyemeyeceğim ne yazık ki 🙁 Ama bugün 2. günüm ve şekeri sadece yaş veya kuru meyveler ile almaya çalışıyorum. İnşallah sizin gibi başarılı olabilirim.

  3. Mavera dedi ki:

    Merhabalar^^
    Hımm tatlı en bi sevdiğim:))hoş ekşi de severiz de tatlının yeri ayrı:)) Arada gelen tatlı krizleri yemediğimiz günlerin acısını çıkartan cinsten oluyor.Birde şerbetli tatlı çektiyse canımm ohh miss,😅Geçtiğimiz bayramda resmen tabak tabak baklavalar mideye indi :)) çay çok içmem ama tatlı varsa şekersiz yoksa çay kaşığının ucuyla da olsa atarım^^ Bu film tanıdık geldi sanırım kuzenim bahsetmişti.Yazını okuyunca iyice merak ettim bi ara izlesem iyi olur 🙂

    • Elif'in Hikayesi dedi ki:

      Hoşgeldin Mavera 🙂 Seninki sürekli bağımlılık şeklinde değil gibi anladım yazdıklarından 🙂 Hangimiz ara ara tatlıya gömülmüyoruz ki :):) Ama filmi izleyince aslında içinde şeker olduğunu bilmeden ne çok şeker yiyormuşuz diyor insan. Mutlaka izlemelisin, harikaydı!

  4. Elif dedi ki:

    Ya çikolata olmadan nasıl duracağız ki ama … Ben krizlere giriyorum vallahi *-* Hemen izleyeceğim belgeseli, çok merak ettim ♥

    • Elif'in Hikayesi dedi ki:

      Mutlaka izlemelisin 🙂 Tamamen ömürlük hayattan çıkarmak değil ama ender olarak yemek şeklinde güncellenebilir bence diye düşündüm ben 🙂 İnşallah başarabilirsem tabi :):):)

  5. Elif dedi ki:

    Takip butonu yok mu ben mi bulamadım o.O

  6. Menolly dedi ki:

    Tamam o zaman not ediyorum bu filmi,kesin izlicem 🙂
    Bu arada,Deeptone’dan geldim,çok güzel burasıı,bana da beklerim.
    Ben de daha çok baharatlı ve ekşi severim ~

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: