Elif’in Çeyizi
9 Nisan 2017
Suzan Defter
14 Nisan 2017

O An

30/04/2016 Sveti Naum/Makedonya

Türkiye’ye henüz bahar yeni gelmişken düştüğümüz yollarda Ohrid bizi sıcacık karşıladı.

Sarı tişörtümü giydiğim anda aslında sarıyı çok sevdiğimi fark ettim. Neden sarıya daha önce şans vermemiştim?

Elime sarı yeşil mavi turuncudan oluşan bir bileklik taktım. Rengarenk olan her şeyi sorgusuz severim.

Bizi getiren taksicinin çat pat aksanı sayesinde yol boyunca çok güldük. Gerçi sadece havanın güzelliği bile gülümsemeye sebepti.

Enver’le doğa ile bu kadar iç içe ve bu kadar iyi korunmuş en iyi yer burası herhalde diye düşündük.

Su öyle güzel akarak kavuşuyordu ki Ohrid gölüne. Köprünün üzerinden suyu izlerken koşarak bu ağacın altına indim.

Koşarken Enver’e seslendim, ‘heeeyyy poz vereceğim, beni çek’.

Arkada sandalın üzerinde birinin olduğunu bile fark etmedim.

Mutluydum.

 

‘Dünyayı ilk kez görüyormuş gibi etrafına baktı. Güzeldi dünya, renkliydi, garip ve gizemliydi!

Burada mavi, şurada sarı, orada yeşildi. Gökyüzü akıyor, ırmak akıyor ve orman gözlerini dikmiş bakıyordu;
hepsi güzel, hepsi gizemli ve büyüleyiciydi, bütün bunların ortasında da o vardı.’
Hermann Hesse/Siddhartha