4 saatte Erzurum
1 Nisan 2017
Elif’in Çeyizi
9 Nisan 2017

Mostar Köprüsü

Ah benim hep ağlamaklı Bosna Hersek’im!

Ah benim hikayesi hep yarım Mostar’ım!..

Mostar Köprüsü Balkan turunda görmek için kalbimin pır pır ettiği bir yerdi. Ölmeden önce yapmak istediklerimin biri de köprüyü görebilmekti..

Saraybosna’dan Mostar’a gelir gelmez ilk işimiz kalacağımız yere valizlerimizi bırakmak oldu. Biz bu tarih ve hüzün kokan yerde bir gün konaklamak istedik. Bambaşka bir havası var, sizi içine çeken.. Müslüman bi ailenin evinde kaldık, 3 katlı bir evin en üst katı tamamen bize aitti. Triplex evin  ağaçların içindeki bahçesinde bize şerbet ve kek ikram ederek karşıladılar. Masaya oturup Mostar’la ilgili broşürler vererek neler yapabileceğimizi de anlattılar. Neden bilmiyorum, evlerinde kaldığımız aileye karşı içimde hep bi hüzün kaldı. Mostar’a çok anlam yüklediğim için mi, Türklere gösterdikleri farklı türden saygıdan mı bilemiyorum. Bize sürekli minnet dolu gözlerle baktılar.

Eşyalarımızı bırakıp Mostar Köprüsü’ne doğru yürüdük, sanıyorum ki 5 dk içinde köprü göründü. İnanılmaz yağmur yağıyordu. Köprünün altından akan su yeşilliğine yeşillik katmıştı.

Kanuni bir gün baş mimarı Sinan’ ı huzuruna çağırarak şöyle demiş:
“Ey koca mimar! Batı’ da gittiğimiz en uç ilimiz Mostar’ da öyle bir köprü yaptırasın ki, bu güne kadar eşi benzeri görülmeye; bakan gözü gönlü fethede; Türk’ ün adını hatırlata, yaşata!”

İşte seyrine doyum olmayan bu köprü böyle yapılmış.

Köprüye yaklaştıkça gözlerinizi alamıyorsunuz. Gerçekten kelimelerin kifayetsiz kaldığı, büyüleyici, bambaşka bir güzelliği var.. Suyun renginden mi, ağaçların sıklığından mı, taşından mı toprağından mı bilinmez; Mostar Köprüsü dilinizin tutulmasına sebep olacak kadar güzel!

Mostar Köprüsü, Bosna Hersek’teki iç savaş sırasında 93 yılında bombalanmış. Balkan turuna çıkmadan önce bombalama görüntülerini izlediğimde çok üzülmüştüm. Savaş bittikten sonra, sulara gömülen köprü taşları çıkarılarak yeniden inşa edilmek istenmiş, ancak suyun taşları aşıma uğratması gibi sebeplerle aynı taşlarla yeniden inşası mümkün olmamış. Ancak buna da bir çare bulunmuş; ve Mostar Köprüsü yapıldığından beri aktif halde olmayan taş ocağı aktif hale getirilerek, aynı taşlardan yeniden çıkarılarak inşa edilmiş. Tamamen aynısı olmasa da elden gelen her şey yapılmış bu güzel köprü için.. 93 yılını unutturmamak için köprünün üzerinde de böyle bir not var;

Köprünün üzeri çok kalabalık, fotoğraf çekmek için yer bulabilmekte bile güçlük çektik. Birde taşlar çok kaygan, düşmeden yürüyebilmek için çaba sarfetmek gerekiyor. Su, Mostar’ı Hristiyan ve Müslüman mahalleleri olarak ikiye ayırıyor. Köprünün üzerinden Mostar’da çok güzel;

Köprü ile ilgili birde eğlenceli gelenekleri var Mostarlıların. Zamanında evlenmek isteyen ve evlilik için hazır olduğunu göstermek isteyen gençler köprüden aşağıya atlayarak kendilerini ispatlarlarmış. Hala bunun için atlayanlar var mı bilemem ama, 25 Euro karşılığında suya atlayan gençleri görmek mümkün. Biz de 3 ayrı atlayışı izledik. Her seferinde yüreğimiz ağzımıza

geldi birşey olacak diye.

Aşağıdaki resimde bulunduğumuz yerde baya bi oturduk. Yağmur bir dindi bir yeniden başladı. Suyun yeşilliğini, köprünün taşlarını ezberlemek istedim adeta. Her anı aklıma kazınsın diye dua ettim. Orada duyduğum huzur, yuvama dönmüşlüğümün huzurundan başkası değildi.