Yol Üzerine
2 Eylül 2015
18 Eylül.
19 Eylül 2015

Kedi Fobisi Olan Bir Ben!

Aşağıdaki resmin postun içeriği ile ilgisi olmadığını belirterek başlıyorum yazıma.
Çünkü resim dahi olsa ben kedilere dayanamıyorum.
Aslında bu yazıyı neden yazıyorum bilmiyorum.
Sadece anlatmak istedim.

Kendimi bildim bileli hayvanlardan ‘ ‘korkan bir insan’ oldum.

Kedi fobisinin psikolojide bir karşılığı olduğunu, benim gibi çok insan olduğunu araştırarak buldum hep.
Öğrendim ki bazen uzun bir tedavi süreci gerektiren bir durum bu.

Tüylü bütün hayvanlardan korkuyorum.
Buna kedi, köpek, kuş, hatta ve hatta civciv de dahil.
Böceklerden, örümceklerden hiç korkmam oysa ki.
Ama en korktuğum hayvan ise kedi.

Yolda yürürken hiç bir çöpün yanından geçemem, arabaların altlarından çıkabileceklerini düşenerek sürekli olarak tetikte olma ihtiyacı hissederim.
Kafelerin, restaurantların bahçesinde oturamam.
Piknik yapacağımız yada yeşilliklerine uzanacağımız yerlerde ilk önceliğim kedi olup olmadığıdır.
Farklı mekanları keşfetmeyi sevdiğimden, gitmeden önce yaptığım araştırmaların bir kısmında mutlaka kedi olup olmadığını anlamaya çalışmakla geçiririm.
İnstagramda sayfayı aşağıya kaydırırken kedi fotoğrafı gördüğümde irkildiğim için asla öyle hesapları takip etmem, edemem.

Öyle masaüstüne çıkıp ‘Ayyyy..Kediii…’ diye çığlık atmaktan bahsetmiyorum.
Yada herhangi bir nazım niyazım değil bu.

Gördüğüm anda düşünme kabiliyetimi kaybediyorum sanki, hızlı akan bir trafiğe bile atlar hale geliyorum kimi zaman.
Vücudumdan inanılmaz bir titreme hissi geliyor, ayaklarıma kadar uyuşuyor vücudum.
Kalbim öyle çarpıyor ki,yerinden çıkacak gibi oluyor.
Ateş basıyor elimi ayağımı.
Karın kısmımda helezon şeklinde dönme hissi gibi bir şey oluyor.
Tarif dahi edemiyorum.
Şu satırları yazarken bile parmaklarım birbirine karışıyor.
Korkuyu, kedi tehlikesini atlattığım an vücudum tepki veriyor o yüksek adrenaline.
Ve hıçkıra hıçkıra saatlerce ağlıyorum.
Korkumu boşaltıyorum.
Rahatlıyorum.

Evet, ben kediden korkuyorum.
Evet, bu benim sosyal hayatımı etkiliyor.
Evet, tedavi olmalıyım.
Evet, ufacık şey birşey yapmaz.
Evet, hayvan sevgisi çok önemli.
Evet, ben korkarsam ileride çocuğum da korkar.

Bunların hepsini biliyorum, farkındayım.
Ama sizde şunu anlayın ki; hiçbirşeyi bilerek yapmıyorum.
Kedilerden korkuyor olmam beni hayvan düşmanı yapmaz.
Hayvanseverler kadar olamam belki, ama asla bir hayvana zülum edilmesini isteyen biri değilim.
Evinde hayvan besleyenlere gidip gelemem belki.
Ama kimseye besleme, sokağa at diyemem. Demem.

‘Hayvanları sevmeyen insanları da sevmez’ gibi acımasız cümlelerinizi de lütfen kendinize saklayın.
Ben hayvan sevmiyorum demiyorum, hayvanlardan korkuyorum diyorum.
Ve o kadar içten dua ediyorum ki; ‘Allahım kimseye vermesin’..

Ben nasıl hayvanseverlere saygı duyuyorsam, sizlerde bana duyun.
Bizlere saygı duyun.
Aşağılayarak, anlamlandıramayarak, daha fazla yorarak bakmayın ne olur..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir