1 Mart!
1 Mart 2017
Elif’in Sinema Günlüğü 2
20 Mart 2017

Elif’in Sinema Günlüğü

Sinemaya gitmek konusunda biraz zayıf olduğumuzu kabul edeyim öncelikle. Herkes ‘Star Wars’ izlerken ben Türk filmlerine gitmeyi tercih eden biriyim 🙂 Türk filmlerine katkımız olsun, sinema sektörü gelişsin felan diye bahaneler üretmeyeceğim kesinlikle :) Sadece popüler olanı yapmaktan ziyade, sevdiğim şeyleri yapmaktan keyif alıyorum hepsi bu.

Kız kardeşimse tam tersi. İşte onun sayesinde ilk 4DX filmimizi izledik geçen ay. Ankara’da sadece Panora Avm’de olan bu sisteme bayıldım! Boşa yaşamışım be felan oldum resmen. Hele hele filmin başlamasıyla beni aldı mı bir gülme 🙂 Koltuğum durmadan hareket ediyor, üzerime sular geliyor, bir yandan orman kokusu yayılıyor içeri. Veya filmde portakal sıkıyorlar, hemen içeri portakal kokusu veriliyor. Hele hele bi sahne de kaykaya bindi baş aktörümüz. 3d gözlüklerle kayan ben oldum, rüzgar vuruyor saçlarıma, suya düştük sonra, kazağım baya bi ıslandı. Gel de gülme yani şimdi 🙂 Keyiften dört köşe oldum. Gittiğimiz film; Yeni Nesil Ajan: Xander Cage’in Dönüşü idi. Bu ajanımız bir ara ajanmış, gitmiş geri dönüyor :):) Ben önceki filmlerini izlememiştim ama anlaşılıyordu yani 🙂 Eşimin dediği gibi; ‘Birşey anlamasam da giderim başka filmlere de, koltuk sallansın yeter’ :):)
4DX biletleri biraz pahalı haliyle, kişi başı 34 TL gibi bir fiyatı var. Biz çok sevince kardeşim size ‘Sinemia’ kartı alalım dedi. Hilal 1 yıldır kullanıyordu, ona para vermesini bile anlamsız bulmuştum geçen yıl 🙂 Biz alsak mı diye düşünürken, bir de baktık Oscar ayı nedeniyle kart indirime girmiş. Hemen atladık tabi, 1 aylık birer kart edindik. Ağrı’da doğru düzgün film olmadığı için 1 aylık aldık. Ve başladı bizim neredeyse her güne bir film etkinliğimiz 🙂

İlk olarak Recep İvedik 5’e gittik. Recep İvedik serisi bildiğiniz üzere bizim ülkemizde üzerine tartışılan ancak sonuca varılamayan bir özelliğe sahip 🙂 Gidenlere inanamıyorum diyenlerin yanı sıra asla kaçırmamcılar da mevcut. Ben film üzerine kafa yormayarak filme gidenlerdenim. Bu filmde cinsel içerikli espri veya aşırı iğrençlik yoktu pek. Ve film boyunca çok güldüm, gerçekten çok komik, çok içimizden sahneleri vardı.
İkinci olarak da ‘Olanlar Oldu’ya gittik. Ata Demirer olunca güleriz, eğleniriz niyetiyle gitmiştik ama istediğimizi bulamadık. Ara ara gülümseten bi film oldu sadece. Ama kış mevsiminde sahil,deniz, sandalet görmek iyi geliyor insana. Bence türü komediden ziyade aşk filmlerine daha yakındı.
Üçüncü gittiğimiz film de İstanbul Kırmızısı’ydı. Bildiğiniz gibi Tuba Büyüküstün, Nejat İşler, Mehmet Günsur, Halit Ergenç gibi çok kuvvetli isimler var. Üstelik Ferzan Özpetek yapımı. Kesin güzel bir film olur düşüncemin yanında, birden çok ünlü olunca olmuyor o iş düşüncem de vardı. Yani bunu nasıl anlatabilirim bilmiyorum. Filmin ilk anından itibaren çok güzel İstanbul görüntüleri vardı. Boğaz, Galata Kulesi gibi güzelliklerin yanında İstanbul’un keşmekeşi de muazzam yansıtılmıştı. İlk bölüm boyunca ha birşey oldu ha olacak diye izledik, ama birşey olmadı. İkinci yarı olaylar çözülecek galiba dedik, çözülmedi. Filmin bitimini bile anlayamadık. Evet film bize bir şeyler anlatıyordu da, tam olarak ne anlatıyordu :):) Yol boyunca Enver’le bize göre değil bu sanatsal filmler diye konuştuk. Ne saçmalık, 2.5 saatimiz gitti boşuna felan dedik hatta.. Lakin ben inat ettim. Belli başlı karakterler, imgeler var ve bize birşey anlattılar ama anlayamadık sadece dedim. Ekşi sözlük sağolsun, hemen oradan okumaya başladım. Sözlükteki yazarlarda bizim gibi anladıklarını paylaşa paylaşa büyük resme ulaşma derdinde :):) Okudukça bende bir aydınlanma bir ileri görüşlülük, efendime ne söyleyeyim bir sanatçı bakış açıları felan :):):) Enverle paylaştıkça vay be felan olmalar 🙂 Şaka bi yana, okudukça ampuller birer birer yanmaya başladı bende. Ve film anında filmi beğenmemiştim ama yaklaşık 10 gün geçmişken söyleyebilirim ki; beğendim efendim. Sırf bu beyin jimnastiği için bile gidin izleyin.
Gittiğimiz filmler bu kadar değil elbet. Bir sonraki yazımda gittiğimiz diğer filmlere değinene kadar sevgiyle kalın efenim!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir