Elif’in Ayları
1 Nisan 2018

Düşünmek Üzerine

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.
Sıkı durun, size en sevmediğim özelliğimden bahsedeceğim :) Tamam bazen işe yaramadığı noktalar olmuyor mu? Elbette, oluyor. Ama çoğu zaman ruhumu kemirmekten başka bir işe yaramıyormuş gibi hissediyorum. Bu özellik ne diye soracak olursanız; cevabım 'düşünmek' olacak.

Peeehh en kötü özelliği de bu muymuş demeyin :) İnsanların hakkımdaki düşünceleri değil, benim kendimle ilgili olan düşüncelerimi konuşuyoruz şuan. Öyle düşünüyorum, öyle düşünüyorum ki; konuyu A noktasından Z noktasına getirmeyi başarıyorum. Erkeklerde o A, en fazla B olur ya hani :) Kadınlarda da K felan olmalı en fazla. Ama yok, benimki her koşulda ve şartta Z'ye gelip dayanıyor.
Düşünmeme engel olamıyorum. Bir olay orada oldu bitti mesela, bir söz orada söylendi ve bitti. Ama yok, ben o olayı pek çok açıdan oynatırım yine kafamda, o sözleri ağızdan birer birer yine çıkarırım. Şöyle olmasaydı, bu olmazdı; bu olsaydı aslında şuna gerek kalmazdı derim. Kişilik tahlilleri yaparım çokça. Okuduğum kitaplarda bile böyledir bu. Yazar karakteri anlatır en ince ayrıntısına kadar, ama ben sanki yazardan fazlasını bulabilecekmişim gibi düşünürüm düşünürüm.

Tırnaklarımla kazıyarak bugünlere geldim, çok ağlayarak çok yalnızlıkla boğuşarak çok çabalayarak.. Sürekli bir mücadele halinde buldum kendimi. Evet çok şükrettiğim bir hayatım oldu ama her şeyin zoru hep benim başıma gelecek gibi bir his geldi yerleşti içime. Yine olmayacak, yine bi terslik çıkacak düşüncesi çıkmıyor asla kafamdan. İnsanlarla ilişkilerimde böyle mesela. Gereksiz bir gard alıyorum tanıştığım insanlara karşı. Kendimi çok içten davranıyor sandığım zamanlarda duvarlarım oluyor yıkamadığım. Bunu fark ettiğimden beri de duvarlarımı yıkmak için ne yapmalıyım diye düşünüyorum olanca gücümle.

Bir parka mı gideceğiz, düşünürüm planlarım. Bir kahvaltı mı yapılacak kafamda hazırdır peçetenin rengi, domatesin sunumu. Bir sabah uyandım mı, bellidir ne zaman kahve içeceğim. Bir yolculuğa mı çıkıyoruz, günlerce kafamda döndürülmüştür neler olacağı.

Düşünmek güzel şey elbet. Ama koyvermek dediğimiz şey varya hani. O bende yok. Bırak aksın, elbet yolunu bulur herşeyi mantığı da yok. Tabiki bende mecburum akan şeylerin yolunu buluğ bulmadığını beklemeye. Ama düşüne düşüne bekliyorum işte :)

Bu da böyle bir anımdır derler ya, bu da böyle bir huyumdur :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: