Kış Alışverişi
8 Ocak 2017
Elog 4
23 Ocak 2017

Doğubeyazıt’ta Neler Yapılır?

Uzun zamandır Doğubeyazıt’ı gezmek, görmek niyetindeydik aslında. Ve geçen haftasonu fırsat bulmuşken hava durumuna felan bakmaksızın yola koyulmak istedik. Arabaya bindiğimizde -21.5 derece idi. Bir termos çay ile koyulduk yola. İlk başta sisten önümüzü dahi göremedik ama sonra açıldı sis.
Doğubeyazıt’a girişimizle havanın şansımıza güneşli olması bizi çok sevindirdi. Ve ilk iş olarak İshak Paşa Sarayı’nı görelim dedik. Yol boyunca pek çok piknik alanları ve camping alanları vardı. Yaz sezonunda çok fazla turist ziyarete geliyormuş. Hem İshak Paşa’yı hem Ağrı Dağı’nı.

Aşağıdan İshak Paşa Sarayı’nın yolunun çok dik ve virajlı olduğunu gördük, üstelik bir yanı da uçurum. Bu nedenle kış aylarında ziyaret pek de tercih edilmese iyi olurmuş 🙂 Yolun yarısında durup fotoğraf çekinmek isteyince arabamız durmamak için baya bi kaydı, oldukça korktum.
İshak Paşa Sarayı’na giriş müze kartı olmayanlar için 5 Tl idi. İki bilet alarak içeri girdik. Ancak şunu söyleyebilirim ki gezenler için pek fazla açıklama, yönlendirme yoktu. Bu nedenle çok verimli bir gezi oldu diyemeyeceğim. Birde restorasyon yapılmış bir kaç yıl önce. Bu restorasyonda İshak Paşa Sarayı’nın tepesi pimapen gibi bişeyden yapılmış. Oldukça çirkin bir görüntü idi. Yazık olmuş.

Bu açıdan İshak Paşa Sarayı’ndan beklediğimi bulamadım ben.
İshak Paşa’dan ayrılırken en iyi pozu alabilmek için bir tepeye çıkmaya çalıştık. Ancak arabamız geri kaydı. Bizde arabayı oraya bırakıp kendimiz tırmandık. Ve ponponumla sarayı kapattığım pozlara imza attık eşimle:):):)
Saray gezisinin ardından merkeze indik. Ve karnımızı doyuralım diye düşündük 🙂 Zaten gitmeden önce ben yemek yiyeceğimiz ve kahve içeceğimiz yerleri seçmiştim. Bu nedenle ilk iş olarak Doğubeyazıt çarşı merkezinde bulunan Ergül Mutfağı’na gittik. Aslında Abdigör köfte yemek amaçlı gittiğimiz yerde ilk iş olarak bi çorba deneyelim dedik. Ve ‘Sabah Aşı’ çorbasını içtik. Ben çorbaya bayıldım! İçinde bulgur, pirinç, badem, et vardı. Oldukça ama oldukça lezzetli idi.
Sabah aşı çorbasının ardından Abdigör köftemiz geldi. Ağrı’ya taşınmadan önce internette okuduğumuz köfteyi oldukça merak etmiştik. Ancak Ağrı’da bu köfteyi yapan bir tane bile restaurant olmadığını görünce çok şaşırmıştık. Ve Doğubeyazıt gezisinin ilk hedeflerinden biri bu nedenle Abdigör köfte idi. Abdigör köfte yapılırken et havanda dövüle dövüle macun haline getiriliyor. Bu macun haline gelen et yuvarlanarak lezzetli köftelere dönüşüyor. İçerisinde sadece soğan olan bu köfte lavaş ve pilavla sunuldu. Lezzetini beğendik. Ergül Mutfağı’nın temizliği, lezzeti, hizmeti bizden tam puan aldı.
Doğubeyazıt’a kadar gelmişken pasajlarına uğramadan da olmazdı tabi. Eşimle birlikte market vs. gezmeyi o kadar seviyoruz ki pasajların birinden çıkıp bir diğerine girdik. Hatta bazılarına iki kere 🙂 Pasajlarda parfüm, makyaj malzemesi, züccaciye ürünleri, kahve, sigara vs vs pek çok ürün var. Oldukça da ilgi görüyor.

Pasajlarda baya bi oyalandıktan sonra dönüş vakti yaklaşmadan kahve için seçtiğimiz yere gidelim dedik. Kervan Cafe’ye girince zaten bi şaşırdık, daha sonra gelen menü ile şok üstüne şok olduk 🙂 Ağrı’da resmen yokluk çekiyoruz dedik. Hem yemek menüsü hem kahve menüsü oldukça zengindi. Ortamı ve hizmeti nezihti. Elif ve Enver bunu beğendi. 🙂
Kahve ve waffle ı da midemize indirikten sonra yola koyulmadan önce gezimizin kritiğini yaptık Enverle 🙂 İkimizde Doğubeyazıt’ın Ağrı’dan daha güzel ve gelişmiş olduğunda, ancak güvenli hissettirmediğinde hem fikir olduk. Ve oturumumuzu kapattık :):) Şakası bir yana gönlümüzce yediğimiz içtiğimiz, yine çokça güldüğümüz eğlendiğimiz ve çok farklı şeylerle tanıştığımız bir kültür gördüğümüz için anılarımıza anılar ekleyerek dönüş yoluna döküldük..
‘Dünya bu gittikçe döner, döndükçe gidersin..’

Buket Uzuner/İstanbullular

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: